batman 1989 vs the dark knight 2008 trailerları

two face'in kafasını nasıl karıştırdım?

sevgilimle gotham'ı iki yakaya ayıran boğazın yamacına oturmuş "ah nerede o eski gotik gotham" anafikirli bir muhabbete girmiştik.. şehirde her şey düzelmiş gözüküyordu ama ben biliyordum ki suça batmış şehrimizin karanlık bir tarafı da vardı..

geçen de anlatmıştım joker'i savdıydık önce, sonra ben penguen ile konuştum, tatlı dille üstesinden geldim bu terör dalgasının da.. batman'e de çok kırgınım hala bu arada.. bana demediğini bırakmadı.. zaten ne bok olduğu da çıktı ortaya.. şerefsiz!

neyse, biz bankta otururken bir adam yanımıza yanaştı.. yengeç gibi yanyan yürüyo böyle.. profil fotoğrafı vermeye çalışır gibi.. ben hemen "fala inanmıyorum gider misin lütfen" diye çıkıştım adama.. sonra dikkatli bakınca bunun bizim eski bölge savcımız harvey dent'e ne kadar benzediğini fark ettim.. ama o ölmüştü.. yoksa!?

"siz harvey dent değil misiniz?"
"o ölmedi mi?"
"ben de öyle biliyorum ama profilden çok benziyorsunuz.."
"bi de buradan bak!!!"

tam o sırada yüzünün diğer yanını dönmüştü.. aman tanrım!! holifakinşit! saçlarının yarısı normal şampuanla yıkanmış, diğer yarısı da anormal şampuanla yıkanmış gibi; fırçalanan ve fırçalanmayan tarafın aynı yumurtada buluşması gibi bir olgu ile karşı karşıyaydık.. two face dedikleri adam buydu.. kanlı canlı, kaslı iskeletli yanıbaşımızda dikiliyordu.. bizden ne istiyordu acaba?

"bizden ne istiyorsun acaba?"
"önce hanginizi öldürsem diye düşünüyorum" dedi.. lan biz sana naptık topaç..
"iyi de biz sana ne yaptık?"
"kesin!!!"

kız arkadaşıma zarar gelmemesi için ona sarıldım ve iyice kendime doğru çektim.. biz, iki ayrı beden, tek beden haline dönüşmüşken karşımızda tek bedende iki ayrı kişilik vardı.. oha süper edebiyat yaptım!

cebinden bir yüzü yanmış para çıkardı.. seçimini buna göre yapacaktı.. paranın yanmış yüzü bendim, yanmamış yüzü sevgilimdi.. "neden yanmış yüz ben oluyor muşum ki" diye çıkıştım.. duymamazlıktan geldi.. sevgilim dönüp şöyle bir yüzüme baktı.. kızmıştım..

parayı havaya fırlattı ve tuttu.. yanmış yüz üste gelmişti.. ilk ben ölecektim.. tabi öleceksem.. ölüp ölmeyeceğime yine bu skindirik para karar verecekti.. two face, bu iki yüzlü, beş para etmez adam, bize orada aklı sıra hayat dersi verecekti.. hayatın da bir seçimler zinciri olduğunu ve bu seçimlerin sadece bizim elimizde olmadığını göstermek istercesine gülüyordu.. --buraya bir şey yazacaktım ama spoiler olur diye yazmıyorum-- kendisi de artık seçimlerini bırakmış ve artık pişmanlıklarla uğraşmayacaktı.. yaptığı eylemin doğru mu yanlış mı olduğunu düşünmeyecekti.. çünkü nasıl olsa kendisi değil bir bozuk para karar veriyordu ne yapacağına.. suçu çok kolay paraya atabilirdi..

zekamı kullanmalıydım..
"şimdi sen o parayla yapıyorsun ya seçimleri..."
"eee" dedi.. merklanadırmayı başarmıştım..
" bak şöyle söyliyeyim.. güvenilmez abicim o paraya.. arka arkaya 5 defa yanmış taraf geldi diyelim ve 5 kişiyi öldürdün.. altıncı kişi için parayı attığında yanmamış taraf gelme olasılığı çok yüksek olacak.."
"nası yani?" der gibi baktı.. ama demedi..
"şimdi bu paranın yanmış yüzünün gelme olaslığı 1/2 değil mi?"
kafasını evet der gibi salladı..
"tamam ne kadar çok arka arkaya aynı yüz gelirse bir dahakinde diğer yüzün gelme olasılığı artıyor.. o zaman da oynadığının oyunun heyecanı kalmaz"
"yaa saçmalama.. bunlar ayrı olaylar her defasında 1/2 dir" demeye çalıştı, sözünü kestim..
"sen öyle sanıyorsun harvey.. ayrıca çok yanlış bir şeyin daha var"
"nedir?" dedi
"söylemem"

yalvarırcasına gözlerime bakıyordu.. belli ki oldukça etkilenmişti benden..
"bize bir şey yapmayacağına söz verirsen söylerim" dedim..
uzunca bir süre düşündü.. sonra "tamam" dedi.. "size bir şey yapmayacağım"..
"annenin babanın üzerine yemin et olm" dedim.. etti!
"bak" dedim.. "şimdi bu paranın bir yüzü yanmış ya hani.. orası erimiş falan.. o kısım daha hafiflemiştir.. yani parayı havaya attığın zaman yanmamış kısım daha ağır olduğu için aşağya gelecek ve paranın 1/2 lik oranı değişecek.. çoğunlukla yanmış taraf üste gelecek" diye bir güzel salladım.. ama bilimsel de salladım hani..

bundan da etkilenmişe benziyordu.. artık osursam etkilenecek kıvama gelmişti.. ben de osurdum.. kız arkadaşımın yanında bu fırsat bi daha ele geçmeyebilirdi.. kokuyu aldığında two face'in gözleri faltaşı gibi açıldı.. hoş bir tanesi zaten açıktı ya.. bu kokuya daha fazla dayanamayarak delirdi ve kendini gotham nehri'nin sularına bıraktı..

tam o sırada bruce wayne'i gördüm.. "hay amına koyim senin" der gibi bana bakıyordu uzaktan.. hemen kız arkadaşımın burnundaki mandalı çıkarttım, olay yerinden fiti fiti kaçtık..