perde takmak
bu spor dalının gelmişini geçmişini inceleyerek başlamak istiyorum.. perde denilen şey belirli ölçülerde kesilmiş, yerine göre ince, yerine göre kalın, yerine göre tül, yerine göre saten olabilen, dışarı dünya ile evimiz canımız yuvamız arasındaki ayrımı belirleyen önemli bir unsurdur.. önemi şurdan gelir: biz istediğimiz zaman perdeyi aralayıp da dışarıyı sınırsızca izleyebiliyorken, dışarısı istediği zaman bizi izleyemez.. işte perde.. bir ego tatmini, bir küçük dağları ben yarattım havası verir insana.. önemlidir bu yüzden..
perde ilk olarak 1834 yılında polonya asıllı ingiliz sör arthur kornic tarafından bulunmuştur.. sör kornic perdeyi evinin tavan arasında eski çarşafları ayırırken bulmuştur.. fakat "bunu nasıl asacağım ulan ben?" diye düşünürken de kornişi bulmasın mı?
yerçekimi.. perdeyi aşağıya çeker.. yerçekimi yüzünden korniş tavana sabitlenir.. yerçekimi olmasa mesela ben duvarıma sabitlerim kornişi.. hatta bantlarım niye sabitliyim.. sıkıldıkça yerini değiştiririm.. yerçekimi ayrıca yukarı uzatılan koldaki damarların içerisinde kanın bir ceylan gibi süzülmesine mani olarak ekstra bir kuvvet oluşturur.. bu da ağrıya neden olur.. kornişimiz tavana sabitlendiğinden perdeyi de -eğer dhalsim değilsek- elimizi gere gere uzatarak takmak zorunda kalırız.. neden-sonuç ilişkileri sıkıyor insanı bir yerden sonra..
işte perde takmanın fiziksel ve zihinsel zorluklarını gözden geçiren uluslararası ev olimpiyatları komitesi (ciho) bunun bir spor dalı olarak ev olimpiyatlarına katılması kararını 1999 yılının serin bir sonbahar akşamında almıştır..
bu spor dalında merdiven gibi, sporcular için avantaj sağlayacak olan araç gereçlerin kullanımı kesinlikle yasaktır.. evin en köşesine konuşlandırılacak bir tekli koltuk üzerine opsiyonel olarak yastık ve minder yığılmasına ise izin vardır.. uzun boyun büyük bir avantaj sağladığı bu spor dalında, 2003 yılından itibaren 2,02 metre üzerindeki atletlerin yarışması ciho tarafından yasaklanmıştır.. oyunun bir başka kuralı da perdeyi takarken vücudun hiçbir tarafının duvarlar ile temas halinde olmaması gerekliliğidir.. takılacak perdeler standart olup tül 25 düğme, güneşlik 30 düğmeye sahiptir..
kol ve karın kaslarında aşırı derecede dayanaklılık gerektiren bir spor dalı olmasının yanısıra, perde takmak, kişinin zihinsel kararlılığının ve soğukkanlılığının ölçüldüğü, tam anlamıyla zorlu bir spor dalıdır..
müsabakada tül+güneşlik kombinasyonunu en kısa sürede ve -burası önemli- annesiyle/eşiyle kavga etmeden, ses seviyesini 68 db'in üzerine çıkarmadan takabilen yarışmacı büyük ödülün sahibi olur..
I'M BACK BİÇIZ...
12 yıl önce

8 yorum:
Ben sandalyenin tepesine çıkıp asıyorum perdeleri, tülleri ki o inncecik satıh üzerinde dengede kalabilmek de ayrı bir meziyet.
Saygılar...
çok dengeli bir insansınız sayın kavınçi.. ancak iki dakika sabit durunuz ki aradığımız kişiye ulaşabilelim..
aaa neden telefonum mu kapalı? bence diil. ehehe köpürnick bir dersten daha geçtim ben. on puan bana!
taş mı atıyosun sen ayar mı veriyosun.. lütfen bu konuyu 70 milyonun önünde tartışmak istemiyorum..
on puan on puan on puan 82 puanla şampiyon..
neden artık yazmıyorsun?
çünkü vakit ayıramıyorum. bir de işim editörlük olduğu için gün boyu bir sürü şey yazdıktan sonra burada saçmalamaya dermanım kalmıyor :/
bundan 3 yıl önceydi, bir gün eskisi gibi saçmalayamadığımı farkettim. büyümüş ve tırt bir insan olmuştum gayet. bilmiyorum... viva la saçmalamaca!
Büyümek sucks o zaman...
Yorum Gönder