özgü namal'a tahammül eşiği

özgü namal'ı ilk ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum ancak kendisine karşı sempati beslediğimi hatırlıyorum.. şirin bir kız diye düşünüyordum.. bilemiyorum 4 sene önce falandı sanırım.. değişik programlardaki hallerini gördüğümde "ayol ne şeker bi kız bu, keşke arkadaşım olsa" diye düşünürdüm.. okan bayülgen'in makinasındaki çocuksu şımarık tavırları (ki hiç hazzetmem çocuk, bebek taklidi yapan kızlardan), kontrol odasına çıkıp mikrofonla şebermeleri gibi şirinlikleriyle iyice kendimden geçtiğimi, "aslında böyle bir kız arkadaşım olsa ne süper olur lan hayat" dediğimi biliyorum..

fakat sonra her yerde görünmeye başladı kendisi.. neredeyse her dizide, her filmde özgü namal rol alıyor, her reklamda özgü namal oynuyor, her programa özgü namal çıkıyor, özgü namal, özgü namal , özgü namal..

özgü namal o çocuksu şirinlikten kadınsılığa geçiş yapayım derken arada sıkışmış kalmış gibi gelmeye başladı bana.. hani çocukluktan ergenliğe geçerken bir dönem vardır arada, insanın insana en az benzediği dönemdir o.. ses bir gariptir.. kocaman bir kafa, orantısız hareketler falan.. sanki özgü namal ömrü billah o arada kalacak gibi geliyordu bana.. sonra axess reklamlarındaki o abartı, karikatürize hareketleri bardağı taşıran son damla oldu.. özgü namal'a tahammül etme sınırı aşılmıştı..


artık özgü namal'ın sesi nerede duyulsa, kendisi nerede görülse tüyler diken diken olacak, "yine mi sen özgü, evde yokuz" denilecekti.. üzgünüm özgü namal, you are dismissed!! :(((((

1 yorum:

çetinizm! dedi ki...

özgü namalı bayanlar ferhat göçer klasman birincisi seçiyorum