gaza gelmek

"aha da başlıyorum. süper olacak." diye başladığım binlerce işi yarım bıraktığım vardır.. sadece bana özgü olmadığını biliyorum.. insanların çoğu anlık gaza gelmeler yaşarlar.. hani hangimiz demedik ki "bu sene günü gününe çalışıyorum abicim!" isimli o güzel heyecanlanma cümlesini.. bunu diyenlerin kalıbımı basarım yüzde 92 si ilk bir hafta içinde, kalanların yüzde 85 i de ilk bir ay içinde kendilerini koyvermişlerdir.. ben 4 senelik üniversite hayatım içinde 7 kere söyledim bunu.. her dönem günü gününe çalışıp, notlarımı düzenli olarak tutacaktım.. ve nedense hep kendimi ilk vize öncesi fotokopicide, elimde bir başkasının defteri, ders notu çektirirken buldum.. ilk vizede dışarıdaki ağaçları seyrederken hayat güzel aslında.. sonra kafanı içeri çevirince çirkinleşiyor..

hayatımda gazımın en çabuk kaçtığı bir olay da şudur: okul bittikten sonra temmuz gibi askeriyeden kağıt gelmişti yoklamaya gitmemi emir eeee rica eden.. baktım iş bulamıyorum ben de "hemen gideyim de aradan çıksın" diye bi gazlandım.. o gazla kendimi şubede bulmuşum.. bulmuşum bulmasına da oha daha askerlik başlamadan askerlik yaptırdılar o gün.. "şurada sıraya geç.." "dışarıda bekle komutan yok.." "şunları doldur.." "belgeler tam mı?" "tamam geç içeri" "aşağıya in muayene olcaksın" "iç çamaşırına kadar soyun" "sıraya geç" "tamam giyin"
muayeneden çıktıktan sonra yukarıdaki arkadaşa koşarak çıkıp "ben erteletecektim" diyişim var ki evlere şenlik..

bu blogu da bir gazla açtım.. "düzenli yazacağım".. nah yazarım! sanki yazma yeteneğim varmış gibi bir de düzenli yazacakmışım.. bir iki aya kadar otlar çıkmaya başlar burda, çocuklar top oynar üzerinde..

2 yorum:

dünya kavuniçi dedi ki...

Geleceksin tabii, ne demiş büyüklerimiz:
gaza niye gelmedin? yaa yaa..

onur dedi ki...

ilk yorum senden bereket priapus'tan, kybele'den..